Yükleniyor...
Çanakkale'nin güneybatısında, Ege Denizi'nin berrak sularında yükselen Bozcaada, Türkiye'nin üçüncü büyük adası olarak bilinir. Antik çağda Tenedos adıyla anılan ada, binlerce yıllık tarihi, eşsiz doğası, dünyaca ünlü şarapları ve büyüleyici atmosferiyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakır. Ancak adanın turistik merkezlerinin ötesinde, keşfedilmeyi bekleyen pek çok gizli köşe bulunmaktadır.
Bozcaada Kalesi, adanın en ikonik yapısıdır. Venedik, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan kale, adanın tarihî katmanlarını gözler önüne serer. Kalenin hemen altında uzanan Rum Mahallesi, rengarenk taş evleri, dar sokakları ve begonvil çiçekleriyle Instagram'ın en popüler köşelerinden biridir. Ancak asıl büyü, akşam saatlerinde sokakların tenhalştığı zamanlarda ortaya çıkar.
Ayazma ve Habbele plajları adanın en bilinen kumsalları olsa da, gerçek hazineler başka yerlerde gizlidir. Adanın kuzey kıyısındaki Sulubahçe Koyu, turkuaz rengi sularıyla dalış tutkunlarının favorisidir. Batı ucundaki Tuzburnu mevkii, gün batımını izlemek için adanın en iyi noktasıdır. Güneydeki Aquarium Koyu ise berrak sularıyla adını hak eden, el değmemiş bir cennet köşesidir.
Bozcaada'nın asıl ruhu bağlarında saklıdır. Ada'nın iç kesimlerinde uzanan bağ yolları, bisiklet veya yaya olarak keşfedilmeye değerdir. Çavuş üzümünden üretilen beyaz şaraplar ve Karalahna üzümünden elde edilen kırmızı şaraplar, uluslararası ödüller kazanmış kalitededir. Talay, Corvus, Amadeus ve Yunatçılar gibi butik şarap evlerinde tadım turları düzenlenebilir.
Bozcaada mutfağı, Ege ve ada kültürünün bir sentezdir. Adanın balıkçı barınaklarında sabah tutulmuş taze balıklar, öğle yemeğinde sofraya gelir. Az bilinen bir lezzet olan domates reçeli, adanın kendine özgü tatlarından biridir. Eski Rum evlerinin avlularında hizmet veren küçük meyhane ve kafeler, turistik restoranlara kıyasla çok daha otantik bir deneyim sunar.
Adanın yüksek kesimlerindeki rüzgâr türbinleri, Bozcaada'nın yenilenebilir enerji konusundaki öncü yaklaşımını temsil eder. Türbinlerin çevresindeki arazilerde, ilkbahar ve yaz aylarında açan lavanta tarlaları, adaya mor renkli bir masal havası katar. Bu bölge, doğa fotoğrafçıları için eşsiz kareler sunar.
